Ülkemizin En Büyük Sendikası; Sendikasızlar

Ülke genelinde görülen sorunlar, yerele ister istemez sirayet ediyor. Yerel sendika yöneticileriyle yerel siyasetçilerin bazı ilişkileri dikkatle bakan gözlerden kaçmıyor. Görülenlerin bazılarını buraya alalım. Bakalım nasıl bir görüntü çıkıyor karşımıza.

Dünyanın birçok ülkesinde her memur grubu için sadece bir sendikanın var olduğu görülüyor. Amerika’da Öğretmenler için “Öğretmenler Sendikası” adıyla bir sendika mevcuttur. Bu sendika varken, ikincisinin kurulması fikrini kimseye izah edemezsiniz. Çünkü mevcut sendika eyaletlerin veya ülkenin genelinin ekonomisini de dikkate alarak, üyelerinin haklarını korumak adına hiçbir etki ve baskıya maruz kalmadan yapması gereken ne varsa hepsini yerine getirir. Böyle bir durumda ikinci bir “Öğretmen Sendikası” kurulmasına hiç gerek yoktur. Bir sendika varken ikincisini kurma denemeleri yapıldığı ve hiç taraftar bulamadığı da bir diğer önemli gerçektir.

Sağlıkçılar açısından da, polisler açısından da durum hep aynıdır. Sendikalar bir ideoloji veya parti yandaşı olamazlar. Böyle bir duruma gelişmiş ülkelerin kanunları asla izin vermez. Sendikanın amacı üyelerinin çalışma şartları ve haklarıyla ilgilenmektir. Siyasilere ve partilere yandaş sendika fikri bizim gibi geri kalmış ülkelere mahsus bir durumdur.

Dünyanın geri kalmış ülkelerinde görebildiğimiz dindar sendika, sağcı veya milliyetçi sendika, solcu sendika, komünist sendika gibi görüntüler siyasete alet olma dışında bir sonucu getirmez. Memur istediklerini alamaz. Çalışma şartlarında iyileşme sağlanamaz. Memurun çağdaş dünyadakine benzer haklara kavuşamaması gibi olumsuz bazı durumların ortaya çıkmasına zemin hazırlanır. Çok başlılık faydadan çok zarara sebep olur, demek mümkündür.

Memuriyet alanlarında tek sendika bulunan ülkelerde memurun çalışma saat ücretleri ile fazla çalışma ücretleri, mesai dışı günlerde, mesela Noel tatilinde çalışma ücretleri çok yüksek rakamlarla ödenirken, bizim gibi geri ülkelerde ödenen ücret gelişmiş ülkelere göre kat kat düşük seviyelerdedir. Ülkemizde görülen fazla sayıda memur sendikası, yetkili memur sendikası, hükümete yakın veya iktidar yanlısı memur sendikası gibi durumlar, bu ücretlerin çağdaş ülkeler seviyesine ulaşmasına, hiç değilse aradaki makasın daralmasına fırsat vermez. Ama sendikalara sorsanız olağanüstü gayret sarf ettiklerini söylerler. Yalandan kim ölmüş?

Çok başlı sendika görüntüsü birlikte hareket etme, birlikte eyleme geçme ve birlikte greve gitmeyi neredeyse imkansız kılmakta. Bu durum ise, hükümete serbest hareket edebilme ve sendika baskısından bağımsız olarak bazı düzenlemeleri yapabilme cesareti vermektedir. Bu yüzden siyasiler birden çok sendika oluşmasına sürekli destek verirler. Çünkü siyasetçiler destek verdikleri sendika üyelerinin kendileriyle birlikte hareket edeceklerini bilirler. Geçmiş yıllarda bazı sendika yönetimlerinin cezalandırıldığını, bazılarının ise başarıları takdir edilerek milletvekili yapıldığını hepimiz görmüşüzdür. Bahse konu durum tek bir iktidar dönemini kapsamaz. 1960’lı yıllardan günümüze ülkemizde sendikacılık hep aynı görüntüleri sergileyerek gelmiştir.

Ülke genelinde görülen sorunlar, yerele ister istemez sirayet ediyor. Yerel sendika yöneticileriyle yerel siyasetçilerin bazı ilişkileri dikkatle bakan gözlerden kaçmıyor. Görülenlerin bazılarını buraya alalım. Bakalım nasıl bir görüntü çıkıyor karşımıza.

Memuriyete ilk atama, memurların yer değiştirmesi, görevde yükselme ve yönetici atama işlerinde oldukça etkili sendikacılar vardır. Bunların atamaları yapan yöneticilere ve siyasilere fırça atıp azarladıkları vakîdir. Bazıları Milletvekili ve Bakandan daha etkinlerdir. Yeri geldiğinde onlara da posta koyabilirler.

Biz görmedik ama bazılarının işe yerleştirme karşılığı bazı meblağlar talep ettikleri, partilere oy istedikleri duyulmamış şeyler değil.

Seçimlerde siyasilerden hatta adaylardan daha aktif olup kapı kapı dolaşan sendikacıları görebilmek mümkündür.

Parti içi Delege Seçimlerinden başlayıp yönetimlere, hatta ilçe ve İl Başkanı seçileceklere etki edecek kadar güçlü yerel sendikacıları görebiliriz.

İl Genel Meclisi, Belediye Meclisi, Belediye Başkanı ve Milletvekili listelerinde sözü geçen, istediğini listeye koyduran, istediğini seçilecek yere yazdıran, istemediğini listeye aldırmayan bazı yerel sendika yöneticileri de çıkabiliyor karşımıza.

Bazıları iş takipçiliği yapar. Takılan evrak, ruhsat, tapu vesaire onların ilgi alanıdır. Bazıları ihalelerin içindedir. Bazıları kamuoyunda ciddi rakamlarla anılır.

Bütün bu sayılanlar yerel sendika yöneticileriyle yerel siyasilerin ayrılmaz birer ikili oluşturdukları, beraber hareket ettikleri gerçeği görülür. Yerelde ortada ne görünüyorsa, bunları çoğu zaman birlikte yapmışlardır.

Bazı sendika yöneticileri, sendikasının kuruluş gayesini unutur. Üye sayısını bile bilmez. Sendikacılık dışında her işte onları görebilirsiniz. Mülteciler, azınlıklar, bazı halkların kimlik sorunu ve özerkliği, mahkum edilen bazı suçluların özgürlüğü gibi konularla ilgilenen sendikacıların varlığı inkâr edilemez.

Bazıları, partili gibi hareket eder. Parti tüzüğünden, partinin kurulmasında etken olan ideolojiden bir adım şaşmaz. Bunlara “ne yapıyorsunuz? Amacınız nedir?” diye sorulmaz. Bunu da anlamak mümkün değildir.

Sendikadaki koltuğundan güç alan, insanlara tepeden bakan, çoğu zaman da hakaret edebilen yerel yönetici konumundaki bu kişilere, sendika üyeleri hiç ses çıkarmazlar, itiraz etmezler, tepki de göstermezler. Bunun sebebini açıklamaktan aciz kaldığımızı da itiraf etmeliyiz. Acaba eden?

Eğitim sendikasında öğretmenler çok kalabalıktır. Memur, hizmetli gibi az sayıdaki sendika üyeleri yöneticileri pek ilgilendirmez. Sağlık sendikası, doktor egemen bir görüntü sergiler. Bir Sağlık memuru, hemşire, laborant ve diğer personelin sorunları onları ilgilendirmez. DSİ, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü gibi kurumların iş koluna mensup sendikalarda mühendis ağırlığı vardır. Diğer çalışanların haklarına çok dikkatle bakılmaz.

Sendikalar, yöneticilerinden oluşan dar bir grubun şahsi çıkar hesaplarına kurban mı ediliyor acaba? Sendika - Siyaset ilişkisi memurların haklarını almalarına mani mi oluyor? Yorumu okuyucularımıza bırakmak en doğrusu.

Sendika yöneticilerinin başına buyruk ve vurdumduymaz tavırları, üyelerin sorunları yerine başka başka işlerle meşguliyetleri, iş dünyasının vazgeçilmezi olan sendikalaşmayı olumsuz etkilemiş ve memurların sendika üyeliğini ciddi oranda engellemiştir, sonucuna varmak yanlış mı olur?

Memurların sendika üyeliklerini araştırdığımızda en fazla üye kaydetmiş sendikanın üye sayısının, sendika üyeliği bulunmayanların sayısından daha az olduğu geçtiğimiz günlerde basında yer aldı. Öncelikle memurların bu konuya dikkat etmeleri çok önemli. İlgili herkesi şapkasını önüne koyup düşünmeye davet ediyoruz.

Acı ama gerçek; ülkemizin en büyük sendikası Sendikasızlar.

07 Eyl 2023 - 10:31 - Siyaset

Mahreç  Haber Merkezi



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Bakış Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Bakış hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Bakış editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Bakış değil haberi geçen ajanstır.